vibration is life
Friday, August 21st, 2009benim kör olduğumu biliyorsun değil mi?

körüm. fokus gruplarda tek taraflı gösteren camdan izlediğin deneklerden, yatakta gözü siyah satenle bağlanan fahişeden çok daha körüm. bu benim zayıf yönüm, bu benim sığınağım. sen beni anlıyorsun eminim. ama benim bu karanlıkta anladığım en fazla sende anlaşılmasını istediğin şeye denk gelebilir. buna hassasiyet göstermelisin. ben buraya baştan yenilginin hürriyetiyle geldim.
1102 sayfalık e.e. cummings kitabını duvara fırlatıyorum. ne kadar serdar ortaç ajda pekkan şarkısı bulduysam indiriyorum, dora maar gibi gerginlikle sigara içen bir kadın olduğumu hayal ederek ayağa fırlıyorum. topuklu ayakkabılarımı giydiğim gibi hiç vakit kaybetmeden geceye koşmalıyım. ama bu akşam reina’da deplasman futbolcusu götürme şansım olmadığı gibi, gitmek zorunda olduğum düğünden gelinin erkek kardeşiyle kaçmam da mümkün değil, bu defa evlenen gelinin erkek kardeşi. kan dökmem lazım. muharebeye ihtiyacım var. her gün başka bir kız arkadaşla istanbul’un bütün house café ve kitchenette’lerini dolaşarak olmayacak bu. kan dökmem lazım çünkü, insan öğrendiğinden başka türlüsünü yapamıyor. müstehzilikle ‘coco’nun erkek erotizmi sitesi var’ dediğinde içim sızlamıyor mu sanıyorsun? olmayan bir erkeğin gözüne girmek gayretinde olma fikri midemi bulandırmıyor mu?
bana bağlam içinde düşünmeyi sen öğrettin, öyleyse şimdi bak bakalım ben buraya nasıl geldim: maço yazarlar, yasemin evcim ve yılbaşı gecesi dansözleri, hafta sonu gazetesi ve hürriyet’in arka sayfasındaki banal fotoğraflar, 6 yaşımda pantolonundaki sertlik dışında bir yere oturmama izin vermeyen komşu oğlu, 12 yaşımda elini külodumun altında bulduğum eniştem, tamamı erkek mastürbasyonuna yönelik neşriyat, aynı hedefli hetero ve homoerotik video klipler, verince yok, vermeyince aşık olan hırslı oğlanlar, kusar gibi öpüşen, sevgilisi olduğum anda beni seksi bulmaktan vazgeçen adamlar… tatu kızlarının meme elleyen görüntülerinden tahrik olduğumda, lezbiyen eğilimim mi var, yoksa bütün bu karmaşanın içimde büyüttüğü penis mi kalkıyor artık nerden bilebilirim? erkeğin spermini saçmaya, kadının üreyeceği kişiyi seçmeye programlı olduğuna dair saçmalığın durmadan kafama kakılması karşısında nasıl başka türlüsünü yapabilirim? histeri 150 yıl önce hastaneye kapatılıp vibratöre bağlanma sebebim olacaktı, şimdi de hala histeri işte, insan kendini aklamak zorunda hissediyor.
benim büyük hürriyetim, bir erkeğin önünde diz çöktüğümdekidir. bir de adı Annie Hall olan bir kadın erotizmi dergisi okumak isterim. şimdiye kadar pırlantalı, yumuşak bir hayatım olmadı. dövmem yok, sigara içmiyorum. öğlen olmadan şaraba başlıyor, e.e. cummings kitabından rastgele, 291. sayfayı açıyor, victoria silvstedt’e benim de anlayamadığım bir hayranlık duyuyorum.
