<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="WordPress/2.7" -->
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>L'origine du monde</title>
	<link>http://www.loriginedumonde.com</link>
	<description>let your mind be your bed</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Sep 2010 21:58:01 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>0</title>
		<description>

Mesele nefsi köreltmek. Koskoca bir ∞Öbür Dünya∞ boşuna uydurulmuş olamaz. Nefis dediğin iştah. İştahı dizginlemek bu kadar dert ve kan veriyorsa, bastırmak yerine kökten kesmeli. Çağın olanaklarını bunun için değerlendirmeli. Ben öyle yaptım. Kestim. Biliyorsun insanlar artık öpüşmüyorlar, email yazıyorlar. Özleme yer yok. Çocuklar bile çükleriyle değil cep telefonlarıyla oynuyorlar. ...</description>
		<link>http://www.loriginedumonde.com/?p=1740</link>
			</item>
	<item>
		<title>everything was beautiful, and nothing hurt</title>
		<description>

on the path of least resistance, i don't even swing my ass. 

you call this peace, i call it ennui. i have newly found things that i occupy myself with non-disturbingly. i am fine. i am amused. i am totally here and now, you see. whatever you please. i am totally ...</description>
		<link>http://www.loriginedumonde.com/?p=1692</link>
			</item>
	<item>
		<title>La Isla Magica</title>
		<description>

güzellikle savaşımı kaybettim.

alt edildim demedim. kaybetmeyi kazanmaktan daha güzel buluyorum. uçakta ayaklarım kaskatı kesiliyor. her şey büyüyor, gazete hışırtısı, yere düşen bir şey, arkamdaki ispanyol gencin çatal sesiyle avustralyalı kıza yaptığı gevezelik, host'un (hoster?) üzerimde yanan ışığı söndürürkenki kol hareketleri. en az iki şişe ekşi şarabı çok çabuk içmem lazım. ...</description>
		<link>http://www.loriginedumonde.com/?p=1633</link>
			</item>
	<item>
		<title>enter the void</title>
		<description>Büyücüm, aşkımı dürtenim benim
bir oyun kuralı değiliz artık, sevin.
- İsmet Özel



bir süre öldüm ben. sanırım öyle oldu.

çok fazla kişinin, birbirlerine çok kolay ulaşabildiği zamanlar bunlar, 'buraya gel!' diyorlardı. 'buraya gelme!'. biri ötekini telef edecek sürü mesele vardı, kötü sonuçlara hazırlanan küçük kararlar. kendiliğinden ağrıyan yerlerim... bir de, hakkıyla yaşanması gereken ...</description>
		<link>http://www.loriginedumonde.com/?p=1594</link>
			</item>
	<item>
		<title>miniature resignation</title>
		<description>‘salinger was a genius. that’s not something to be said lightly or proudly, because it is a terrible and humbling thing to behold: genius is the perpetual state of the terrifying sublime, to behold the mountain and feel small, to register the universe and feel unreal, to witness the passing ...</description>
		<link>http://www.loriginedumonde.com/?p=1581</link>
			</item>
	<item>
		<title>girl with one eye</title>
		<description>

dikkat! diye bağırdım. kaburgalarım kırık, ciğerime saplanacak. ‘biriyle barışmak istiyorsan ondan bir iyilik iste’ demişti hermafrodit bilge. burda işlemiyor söylediğin bok, bilge. kefaret nedir bilmeyen insanlar arasındayım. imdat diye bağıracak kuvveti bulsam, bir tekme daha yerim. ama ölmez de hayatta kalırsam koz elbet bana geçecek. o zaman seni mahvedeceğim domuz, ...</description>
		<link>http://www.loriginedumonde.com/?p=1536</link>
			</item>
	<item>
		<title>(fake can be good too)</title>
		<description>Sen benim yanlışımsın, bir yanlışlık olmuş! 
Birbirine benzeyen her yabancı, yanlışlık..
- Haydar Ergülen, Sokak Prensesi



çantamı yere bıraktığım sırada, çakır çukur kapıyı üzerime kilitledi. otel odası kadar kimliksiz, terk edildiği an unutulabilecek kadar belirsiz yeni yer. süper! ait olmadığımı bilmek iyi bir his. perdeleri aralıyorum. sanki yabancı bir şehirdeyim. arkaları boş gibi ...</description>
		<link>http://www.loriginedumonde.com/?p=1499</link>
			</item>
	<item>
		<title>death wash</title>
		<description>

yaz bitti. söylediğim gibi... ama tam da değil, (ne zaman olur ki?)  içerde organik (çürüyebilir) hiç bir şey bırakmadım. kalan biraları bir japon yarışmacı gibi aralıksız ama rakibim olmadığı için de fazla acele etmeden, pencerenin dışındaki, her zamanki binalara ve içindekilere bakarak içtim. açılmamış cipsleri, ton balıklarını, çikolata paketlerini ...</description>
		<link>http://www.loriginedumonde.com/?p=1467</link>
			</item>
	<item>
		<title>where i end and you begin</title>
		<description>
şöyle oldu:

zayıf düşmüştüm. takatsiz. sence sevilmek, bence zedelenmekten. parçalarımın kime faydası dokunabilir? kah kah kah/gülüyordum ama sonra, beni kendimden başka şey olmak zorunda bırakmayan kuvvetli bir kadının yanından ayrıldığımda, yığılmak üzere olduğumu fark ediyordum. oksijeni kısıtlı herkes gibi, asgari nefes ve hareketle yapabileceğimin en fazlası, hayatta kalmaktı. 

halbuki pek çok ...</description>
		<link>http://www.loriginedumonde.com/?p=1433</link>
			</item>
	<item>
		<title>müzedeki hayalet</title>
		<description>

canım acıdığı zaman, ırgat gibi çalışmak istiyorum, dışarıda gece mi gündüz mü bilemeyecek kadar, telefona bakamayacak, çişimi yapmaya gidemeyecek kadar… yönümü göreyim, düşüncelerim terbiye olsunlar… canım acıyor çünkü: mümkünse kimse beni sevdiğini iddia etmesin.  inanmıyorum bunlara, bu kadar avuntu, dikkat dağınıklığı, bu kadar kalabalık geçmişler varken… eyleme inansam, sevilen ...</description>
		<link>http://www.loriginedumonde.com/?p=1425</link>
			</item>
	<item>
		<title>vibration is life</title>
		<description>benim kör olduğumu biliyorsun değil mi?



körüm. fokus gruplarda tek taraflı gösteren camdan izlediğin deneklerden, yatakta gözü siyah satenle bağlanan fahişeden çok daha körüm. bu benim zayıf yönüm, bu benim sığınağım. sen beni anlıyorsun eminim. ama benim bu karanlıkta anladığım en fazla sende anlaşılmasını istediğin şeye denk gelebilir. buna hassasiyet göstermelisin. ...</description>
		<link>http://www.loriginedumonde.com/?p=1405</link>
			</item>
	<item>
		<title>la sable mouvant</title>
		<description>Banyonun ışığını açınca kurtulmak istediği fareyle karşı karşıya geldi. Göz göze. Bir fare nedir? Ceviz büyüklüğünde ancak. Ama fare karşısında meçhul bir savunma tekniğiyle, kımıldamadan donup gözlerine bakınca, öldüremedi fareyi. Babam.



Bütün güzel hikayelerim babamla ilgili. Bu yüzden benden çok şey beklemelisin sen, erkek. Babamın kültablasını bir defa bile boşaltmadığım için ...</description>
		<link>http://www.loriginedumonde.com/?p=1363</link>
			</item>
	<item>
		<title>:</title>
		<description>Bir sikiş ki iki nokta üstüste
Pirinç karyolada canlı, sevince

                                          ...</description>
		<link>http://www.loriginedumonde.com/?p=491</link>
			</item>
	<item>
		<title>ayşegül tatilde</title>
		<description>
'selim de oraya geliyor biliyor musun? kıza geri dönmüş. 'peşimi bırakmıyodu. coco bana yeterince ilgi gösterseydi dönmezdim' dedi'

kadehimi önce sana kaldırıyorum selim. alacağın olsun. sonra da peş bırakmayan kız arkadaşlara kaldırıyorum. ikinci cinse. hedef odaklı. proaktif. bana onlardan biri annelik yapsın istemezdim. 

gözüm karardı. ne sınav be! daha çürüklerim bile ...</description>
		<link>http://www.loriginedumonde.com/?p=1250</link>
			</item>
	<item>
		<title>nosce te ipsum</title>
		<description>

'söyle' diyorsun. 'bunu kendin için yap. kendi özgürlüğün için'
'yaparım' diyorum.
yapamam. 
giderek daha dindar olduğumu görmüyor musun? bu benim ibadetim. 
özgür olmak istemiyorum, daha da kapanalım münzevi olalım hiçkimse kalmasın hiçbir seçenek olmasın-bunun için saklıyorum. onu bu kurtlar sofrasına koymam. ortaya çıktığı an solar. açlığını açıklığımla doyuramam. seni başkalarının söylediği sözlerle ...</description>
		<link>http://www.loriginedumonde.com/?p=1222</link>
			</item>
</channel>
</rss>
